Diş Beyazlatma

Diş Beyazlatma

Bulvardiş’de Profesyonel Diş Beyazlatma ile Gülüşünüzle Dünyayı Aydınlatmaya Hazır Olun

Işıldayan bir gülümseme özgüven hakkında çok şey anlatır ve harika bir ilk izlenim bırakır

Profesyonel diş beyazlatma hizmetlerimiz göz kamaştırıcı bir gülümsemeye sahip olmanıza yardımcı olacaktır. Son teknoloji beyazlatma tedavilerimizle dişlerdeki her türlü renk değişimini ve lekelenmeyi güvenli ve rahat bir şekilde gidererek dişlerinizi eski parlaklığına kavuşturuyoruz.

Diş Beyazlatma Prosedürü

Anestezi

lokal

Tedavi Süresi

1 ila 2 saat

İstanbul'da Kalış

1 gün

Sosyal Hayata Dönüş

1 gün

Başlık Metninizi Buraya Ekleyin

Diş Beyazlatma Nedir?

Diş beyazlatma, dişlerdeki lekeleri ve sararmaları gidermek amacıyla yapılan estetik bir diş tedavisidir. Zamanla, gıda, içecek (kahve, çay, şarap gibi), sigara ve yaşlanma gibi faktörler dişlerin rengini etkileyebilir. Diş beyazlatma işlemi, diş minesini veya altındaki dentini beyazlatmak için özel beyazlatıcı ajanlar kullanarak bu renk değişikliklerini düzeltir.

Klinik ortamlarda profesyonel olarak yapılabileceği gibi, evde uygulanabilen beyazlatma kitleri de mevcuttur. Diş beyazlatma, kişinin estetik görünümünü iyileştirmenin yanı sıra, daha genç ve canlı bir gülüş elde etmesine yardımcı olur. Ancak her birey için uygun olmayabilir, bu nedenle profesyonel bir diş hekimi ile görüşmek önemlidir.

Diş Beyazlatma İşlemi Nasıl Yapılır?

Diş beyazlatma işlemi, dişlerin renk tonunu açmak için uygulanan bir kozmetik diş hekimliği prosedürüdür. Genellikle iki ana yöntemle yapılır: ofis tipi beyazlatma ve ev tipi beyazlatma.

Ofis tipi beyazlatma, diş hekiminin kliniğinde profesyonel olarak uyguladığı bir yöntemdir. Bu işlemde dişlere özel bir beyazlatma jeli uygulanır ve ardından lazer veya ışık kaynağı kullanılarak jel aktif hale getirilir. Bu yöntem hızlı sonuçlar sağlar ve genellikle 1-2 seansta tamamlanır.

Ev tipi beyazlatma ise, diş hekiminin önerdiği özel beyazlatma kitleri ile yapılır. Bu kitlerde, dişlerinize uyum sağlayan şeffaf plaklar ve beyazlatma jelleri bulunur. Dişlerinizdeki plakları takarak evde belirli bir süre boyunca beyazlatma işlemi uygulayabilirsiniz.

Her iki yöntem de dişlerin rengini açmaya yardımcı olur, ancak ofis tipi beyazlatma daha hızlı ve güçlü sonuçlar sağlar. Diş beyazlatma işlemi öncesinde diş hekimi, dişlerinizi muayene ederek hangi yöntemin sizin için uygun olduğunu belirler.

Diş Beyazlatma İçin Hangi Yöntemler Kullanılır?

Diş beyazlatma için farklı yöntemler bulunmaktadır. İşte en yaygın kullanılan bazı yöntemler:

  • Evde Beyazlatma Ürünleri: Diş macunları, beyazlatma jelleri ve beyazlatma şeritleri gibi ürünler, evde kolayca kullanılabilir ve dişlerin rengini açabilir.

  • Lazerle Diş Beyazlatma: Diş hekiminin uyguladığı bir yöntem olup, lazer ışığıyla dişlerin üzerine beyazlatma jeli uygulanarak hızlı sonuçlar elde edilir.

  • Ofis Tipi Beyazlatma: Diş hekiminin klinik ortamında yapılan bu yöntem, daha güçlü beyazlatıcılar ve profesyonel ekipman kullanarak etkili sonuçlar verir.

  • Beyazlatıcı Maske veya Jel Uygulaması: Diş hekimi tarafından yapılan profesyonel beyazlatıcı jel uygulamaları, lekeleri ve sararmaları gidermede etkilidir.

  • Kimyasal Beyazlatma: Dişlere uygulanan özel kimyasal solüsyonlar ile derinlemesine beyazlatma sağlanır.

 

Her bir yöntem farklı sonuçlar ve süreklilik sunar, bu yüzden kişisel tercihlere ve ihtiyaçlara göre seçilmelidir.

Diş Beyazlatma Hangi Tedaviler İle Birlikte Uygulanabilir?

Diş beyazlatma işlemi, genellikle estetik diş hekimliği kapsamında birçok tedaviyle bir arada uygulanabilir. Özellikle diş temizliği ve plakların giderilmesi gibi işlemlerle birleştirildiğinde, beyazlatma daha etkili hale gelir ve dişlerin daha sağlıklı görünmesine katkı sağlar. Diş beyazlatma, ortodonti (tel tedavisi) sonrasında da sıkça tercih edilir.

Tel çıkarıldıktan sonra dişlerde oluşabilecek renk farklılıklarını gidermek için beyazlatma işlemi uygulanabilir. Diş kaplamaları, porselen lamineler veya zirkonyum gibi estetik kaplamalar yapılmadan önce de beyazlatma yapılması, doğal dişlerin kaplama renginden daha açık bir ton elde etmesine yardımcı olur.

Ancak, beyazlatma her tedaviyle aynı anda yapılmayabilir; örneğin diş dolgusu veya kaplama gibi tedavilerden sonra yapılması gereken beyazlatmalar için tedavi sırası hekim tarafından belirlenmelidir. Böylece, diğer tedavilerle kombine bir diş beyazlatma işlemi hem dişlerin sağlığına hem de estetik görünümüne katkıda bulunur.

Diş Beyazlatma İşlemi Herkese Uygun Mudur?

Diş beyazlatma işlemi, birçok kişi için etkili bir estetik çözüm olabilir, ancak bazı durumlar ve kişiler için uygun olmayabilir. Aşağıdaki durumlar diş beyazlatma işlemi için uygun adaylar olabilir:

  • Sağlıklı dişlere sahip olanlar: Diş beyazlatma işlemi, diş çürüğü veya diş eti hastalığı gibi sağlık sorunları olmayan kişiler için daha güvenli ve etkili sonuçlar verir.
  • Yaşın 18’in üzerinde olması: Diş beyazlatma genellikle ergenlik dönemini geçmiş, 18 yaş ve üzerindeki bireyler için uygundur.
  • Dişlerinde sararma veya lekelenme olanlar: Özellikle sigara, kahve, çay veya asidik yiyecekler gibi nedenlerle dişlerinde renk değişikliği olan kişiler için ideal bir çözüm olabilir.
  • Beyazlatma tedavisine bağlı alerjisi olmayanlar: Diş beyazlatma kimyasallarına karşı alerjisi veya hassasiyeti olmayan bireyler için güvenli bir tedavi seçeneğidir.
  • Diş hassasiyeti olmayanlar: Diş beyazlatma işlemi sonrası bazı hassasiyetler yaşanabilir, bu yüzden hassasiyeti olmayan kişiler için önerilir.
  • Sağlıklı diş etleri olanlar: Diş beyazlatma işlemi sırasında diş etlerinin sağlıklı olması önemlidir, çünkü tedavi sırasında herhangi bir diş eti sorunu risk oluşturabilir.
  • Kendi doğal diş rengini iyileştirmek isteyenler: Dişlerindeki doğal rengi açmak isteyen ve estetik açıdan beyazlatma işlemi ile sonuç almak isteyen kişiler için uygundur.

Bunların dışında, bazı durumlar diş beyazlatma için uygun olmayabilir ve kişiye özel tedavi gereksinimleri olabilir. Diş beyazlatma uygulaması öncesinde bir diş hekimine danışmak önemlidir.

Diş Beyazlatma Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

Diş beyazlatma işlemi sonrası elde edilen sonucu uzun süre korumak ve hassasiyet riskini azaltmak için bazı önemli noktalara dikkat etmek gerekir. Öncelikle, işlemden sonra ilk 48 saat oldukça kritiktir; bu sürede renk yapıcı yiyecek ve içeceklerden kaçınılması tavsiye edilir. Aynı şekilde, sigara kullanımı da dişlerin renklenmesine yol açabileceğinden özellikle beyazlatma sonrası önerilmez.

Aşırı sıcak veya soğuk yiyeceklerden uzak durmak diş hassasiyetini azaltmaya yardımcı olur. Günlük ağız bakımı rutininizi aksatmamak, beyazlatma işleminin kalıcılığını korumanın en etkili yollarından biridir. Florür içeren bir diş macunu ile düzenli fırçalama, diş ipi kullanımı ve ağız gargarası ile temizlik sağlamak, dişlerin daha uzun süre beyaz kalmasına destek olur. Diş hekiminizin önerdiği bakım talimatlarını dikkatle uygulamak ve düzenli kontrolleri aksatmamak da diş sağlığınızı korumanıza yardımcı olacaktır.

Dişler Neden Sararır? Sararmanın Nedenleri ve Önlemenin Yolları

Bembeyaz ve sağlıklı dişler, hem estetik açıdan hem de ağız sağlığı bakımından önemli bir yere sahiptir. Ancak birçok kişi zamanla diş renginde değişim ve sararma yaşar. Peki, dişler neden sararır? Bu sorunun yanıtı, hem günlük alışkanlıklarımızda hem de vücudumuzun doğal süreçlerinde gizlidir. Diş sararmasının sebeplerini anlamak, bu durumu önlemek veya geri döndürmek için ilk adımdır.

1. Tüketilen Gıdalar ve İçecekler

Diş sararmasının en yaygın nedenlerinden biri, renklendirici özelliğe sahip yiyecek ve içeceklerin sık tüketilmesidir. Özellikle şu maddeler diş minesinde renk değişimine yol açar:

  • Çay ve kahve

  • Kırmızı şarap

  • Kola ve koyu renkli gazlı içecekler

  • Soslar (örneğin: soya sosu, domates sosu)

  • Böğürtlen, yaban mersini gibi koyu renkli meyveler

Bu gıdalar, diş minesine tutunan pigmentlerle zamanla renklenmeye neden olur.

2. Sigara ve Tütün Ürünleri

Sigara kullanımı, dişlerin sararmasına neden olan en belirgin faktörlerden biridir. Tütün ürünlerinde bulunan nikotin ve katran maddeleri, dişlerin yüzeyine yapışarak zamanla kahverengiye yakın bir sararma oluşturur. Aynı zamanda ağız sağlığını genel olarak olumsuz etkiler.

3. Yetersiz Ağız Hijyeni

Düzenli diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve diş hekimi kontrolleri ihmal edildiğinde plak ve tartar birikimi artar. Bu birikimler zamanla diş renginin koyulaşmasına neden olabilir. Ağız bakım eksikliği, sararmanın yanı sıra çürük ve diş eti problemlerine de zemin hazırlar.

4. Yaşlanma ve Genetik Faktörler

Yaş ilerledikçe diş minesinde incelme meydana gelir. Altında bulunan dentin tabakası daha sarımsı renktedir ve mine inceldikçe daha görünür hale gelir. Ayrıca genetik olarak diş rengi açık veya koyu olabilir. Bazı kişiler doğuştan daha kalın mineye sahipken, bazı kişilerde mine daha ince olabilir.

5. Bazı İlaçlar ve Sağlık Durumları

Özellikle çocukluk döneminde kullanılan bazı antibiyotikler (örneğin tetrasiklin ve doksisiklin), diş renginde kalıcı değişimlere yol açabilir. Yüksek tansiyon ilaçları, antihistaminikler ve bazı antidepresanlar da uzun vadede diş rengini etkileyebilir. Ayrıca bazı sistemik hastalıklar da diş yapısını ve rengini değiştirebilir.

6. Florür Fazlalığı

Florür, diş sağlığı için faydalıdır; ancak aşırı florür alımı, “florozis” adı verilen ve dişlerde beyaz lekelerle başlayan, ilerledikçe kahverengiye dönebilen bir renklenmeye neden olabilir. Bu durum özellikle çocukluk döneminde aşırı florür içeren diş macunlarının yutulmasıyla ortaya çıkar.

Sıkça Sorulan Sorular

Diş beyazlatma işlemi, uzman kişiler tarafından uygulandığında genellikle güvenlidir. Ancak, evde kullanılan ürünlerin yanlış kullanımından kaçınılması gerekir, aksi takdirde dişlerde hasar oluşabilir.

Diş beyazlatma işlemi sırasında bazı kişilerde geçici hassasiyet yaşanabilir. Ancak bu hassasiyet genellikle birkaç gün içinde geçer ve kalıcı bir sorun oluşturmaz.

Diş beyazlatma işlemi, genellikle güvenli bir prosedür olmakla birlikte bazı yan etkiler gözlenebilir. En yaygın yan etki diş hassasiyeti olup, genellikle geçicidir ve birkaç gün içinde azalır. Bazı durumlarda ise diş etlerinde hafif tahriş veya renk değişikliği oluşabilir, ancak bu da çoğu zaman kısa sürede düzelir.

Evet, sigara içmek dişlerin sararmasına neden olabilir. Beyazlatma işlemi sonrası dişleriniz daha hassas hale gelir ve sigara gibi lekelenmeye neden olan maddeler dişlerinizin hızlıca sararmasına yol açabilir.

Diş beyazlatma işlemi, doğru şekilde uygulandığında dişlere zarar vermez. Ancak aşırı kullanımı diş minesine zarar verebilir, bu yüzden işlemin bir uzman tarafından yapılması önemlidir.

Diş beyazlatma işlemi kalıcı değildir. Genellikle 6 ay ile 2 yıl arasında etkisini sürdürebilir. Ancak bireysel alışkanlıklara (sigara, çay, kahve tüketimi) bağlı olarak bu süre değişebilir.

Uygun ürün ve uzman kontrolünde yapılan diş beyazlatma işlemleri genellikle güvenlidir. Ancak bilinçsizce yapılan uygulamalar diş minesine zarar verebilir. Bu yüzden profesyonel uygulamalar tercih edilmelidir.

Evde kullanılabilecek diş beyazlatma yöntemleri arasında beyazlatıcı diş macunları, karbonatlı karışımlar ve hazır kitler yer alır. Ancak bu yöntemlerin etkisi sınırlı ve geçici olabilir.

Evde kullanılabilecek diş beyazlatma yöntemleri arasında beyazlatıcı diş macunları, karbonatlı karışımlar ve hazır kitler yer alır. Ancak bu yöntemlerin etkisi sınırlı ve geçici olabilir.

Ofis tipi beyazlatma daha kısa sürede sonuç verir ve genellikle lazer desteklidir. Ev tipi beyazlatma ise daha uzun sürede ve düşük konsantrasyonlu jellerle uygulanır. Etki süresi ve kalıcılık açısından farklılıklar gösterir.

Evet. Diş beyazlatma işlemi sonrası geçici hassasiyet sıkça görülür. Genellikle 24–48 saat içinde geçer. Hassasiyet giderici diş macunları ile bu süreç rahatlatılabilir.